Trafik Kuralları

Trafik kazası ve unsurları nelerdir?

Trafik kazası nedir? Trafik kazasının unsurları nelerdir? Nerelerde trafik kazası raporu düzenlenir? Trafik kazası ile ilgili merak ettiğiniz her şey burada.

Meydana gelen olayın trafik kazası olup olmadığına karar vermek için, trafik kazasının tanımı ve unsurları hakkında detaylı bilgiye sahip olmak gerekir.

Trafik Kazası ve Unsurları
Trafik Kazası ve Unsurları

Trafik Kazası Nedir?

‟Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı, ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olaydır.”

Bu tanımdan hareketle bazı olayların trafik kazası olup olmadığının kolayca çözümlenmesi mümkün olmamaktadır. Bu açıdan trafik kazasının unsurlarının açıklanmasında yarar görülmektedir.

Trafik Kazası ve Unsurları
Trafik Kazası ve Unsurları

Trafik Kazasının Unsurları Nelerdir?

Trafik kazasının unsurlarını şu şekilde açıklayabiliriz.

  • 1- Trafik kazası karayolunda meydana gelmelidir.
  • 2- Hareket halinde bir veya birkaç araç neden olmalıdır.
  • 3- Olay sonucu kişiye veya eşyaya ilişkin bir zarar doğmalıdır.
  • 4- Uygun nedensellik bağı bulunmalıdır.(illiyet bağı)
  • 5- Taksirle işlenmelidir.

Şimdi bunları daha somut örneklerle açıklayalım.

Trafik Kazası ve Unsurları
Trafik Kazası ve Unsurları

1. Trafik Kazası Karayolunda Meydana Gelmelidir.

Karayolları Trafik Kanununun 2. maddesinde “bu kanun karayollarında uygulanır” denilmesinin ardından, Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde de karayolunun tanımı yapılmıştır.
Karayolu: Trafik için kamunun yararlanmasına açık arazi şeridi, köprüler ve alanlardır, kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir; köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.

Karayolunun sınırı ise; kamulaştırılmış, kamuya terk ve tahsis edilmiş karayolunda mülkle olan sınır çizgisine kadardır. Yol şeridi dışında olan, ancak karayolu sınırının içinde kalan banket ve kaldırımlar da sorumluluk açısından karayoluna dâhildir. Yargıtay, hemzemin geçitlerin de, karayolu kapsamında kaldığını kabul etmektedir.

Karayolları Trafik Kanununun 2. maddesi, kanunun uygulanma alanını yalnız karayolu ile sınırlamamıştır. Aksine bir kural yoksa kanunda belirtilen yerlerde de, işletenin sorumluluğuna ilişkin kurallar uygulanır. Bunlar iki grupta toplanmıştır.

  • 1 Karayolu dışındaki alanlar
  • 2 Erişme kontrollü karayolu

Karayolu dışındaki alanlardan: kamuya açık alanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler.

Burada dikkat edilmesi gereken, Karayolu dışındaki alanların yalnız trafik için faydalanılan yerlerden olması gerekmez, Kamuya açık olması yeterlidir

Ancak, bunun dışında sayılan (park, bahçe gibi) yerlerde gerçekleşen zararlarda işletenin KTK 85/1. maddeye göre sorumlu olabilmesi için bu yerlerden taşıt trafiği için faydalanılması gerekir.
Trafiğe kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmamalı, karayolunda olduğu gibi, gelip gitme amacıyla kullanılmış olması yeterli sayılmalıdır.

Girilmesi yasaklanmış olan yerlere, kurallara aykırı olarak girilmiş olması, KTK’ ne göre sorumluluğun belirlenmesine engel değildir.
Taşıt trafiğinden amaç, araçların karayolu üzerindeki hal ve hareketleridir. Taşıt trafiği söz konusu ise, özel yollarda da KTK’ nın 85. maddesinin uygulanması gerekir.

Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde, belirli karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl, akarsu üzerinde kamu hizmeti gören araçların karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında işletenin KTK’ da belirtilen sorumluluklar uygulanır.

Trafik Kazası ve Unsurları
Trafik Kazası ve Unsurları

Trafik Kazası Kabul Edilmeyen Yerler

Yargıtay Kararlarına göre:

  • Fabrika Bahçesinde meydana gelen çarpışma trafik kazası değildir.
  • Okul Bahçesinde Jandarma otobüsünün bir araca ve yayaya çarpması trafik kazası değildir.
  • Askeri alanlardaki kazalar trafik kazası değildir.
  • Kum ocağındaki taşıt kazası trafik kazası değildir.

Yargıtay 4. H.D.‟nin 22.9.1986 gün ve 5464/6350 sayılı kararında, cezaevi sahasında (İmralı) gerçekleşen motorlu araç kazasında Karayolları Trafik Kanununa hükümlerinin uygulanmayacağını açıklamıştır.
Tarlada çalışırken, kendisine veya üçüncü kişiye zarar verilmişse, karayolu veya karayolu sayılan yerde bulunmadığından, işleten, Karayolları Trafik Kanununa göre değil, Borçlar Kanunu hükümlerine göre sorumlu olur.

Kamuya Kapalı Alanlar

Askeri alanlar, deneme sürüşü yapılan yerler ile apartman sakinlerine ait araç park yeri kamuya kapalı alanlardır.
Apartman sakinlerine ait araç park yeri; dış dünyadan tecrit edilmiş mülk sahibi veya site sakinlerine özel olarak tahsis edilmiş araç park yerlerini ifade etmektedir.

Trafik Kazası Kabul Edilen Yerler

Taşıtın karayolunda ne amaçla bulunduğu önemli değildir;
Askeri tatbikat yapan veya karayolunda yol tamiratında çalışan aracın verdiği zararlar da trafik kazasıdır.

  • İskelede köprü üzerindeki çarpışma bir trafik kazasıdır.
  • Karayolları Trafik Kanununu madde 104‟ e göre tamirhanede istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerde meydana gelen kaza trafik kazasıdır.
  • Kamu kurumunun araçlara ayrılan park yeri veya bahçesi,
  • İki kara parçasını bağlayan köprüler,
  • Havaalanlarında uçak pistlerinin dışında kalan araçların kullanılması için ayrılan yerler,
  • Otoyollarda otoban gişelerinde meydana gelen çarpışmalar da trafik kazasıdır. (Aşçıoğlu, 2008)
  • Bir işyerinin, alışveriş merkezinin, otelin veya okulun park yerinde meydana gelen çarpışma trafik kazasıdır.

Zarara konu olan durumun karayolu üzerinde başlaması yeterli olup, sonucun karayolu üzerinde gerçekleşmesi gerekli değildir. Bu bakımdan karayolunda giden bir aracın herhangi bir nedenle karayolundan çıkarak nesnelere zarar vermesi de trafik kazasıdır.

Trafik Kazası ve Unsurları
Trafik Kazası ve Unsurları

2. Hareket Halinde Bir veya Birkaç Araç Neden Olmalıdır.

Trafik kazasında aracın işletme durumunun belirlenmesi önemlidir. Trafik kazaların çoğunda motorlu araçlar bakımından “ işletme durumu ” tartışılmayacak biçimde açıktır; özel durumlarda ise sorun çıkabilmektedir.

Motorlu Aracın İşletme Durumunun Belirlenmesi
Bu konuda uygulamada iki bilimsel görüş öne sürülmüştür.

  • 1. Mekanik Görüş
  • 2. Trafiğe Çıkarma Görüşü

Mekanik Görüş: Bu görüş motorlu aracın makine olmasına üstünlük tanır; araca hareket sağlayan güçler ve yardımcı araçlar harekete geçtiği zaman işletme durumu vardır.

  • “Motoru çalışan araçtan atın ürkmesi, aracın farlarının göz alması
  • Ayaktaki yolcunun düşmesi,
  • Kamyon üzerindeki zincirin veya damacananın yere düşmesi,
  • Aracın lastiğinden fırlayan taşın zarar vermesi, gibi durumlarda da işletme söz konusudur’’ (Tandoğan, BGE 63 II 342-557)

İlke olarak, park halindeki veya yolda duran araçlar işletme durumunda değildir. Ancak bazı durumlarda duran araçların işletme durumu gündeme gelebilir.
Araç trafik akımı içerisinde durdurulmuş ise, hareket durumunda olmasa bile işletme durumu söz konusudur.

Yol kenarında lastik değiştiren araç işletme durumunda değildir.(KTK m.85/3)
Yarısı yol üzerinde motoru durdurulmuş olarak bırakılan aracın kenarına bisikletin çarpmasında işletme durumu vardır.

Yol kenarında park etmiş, durmuş aracın park lambaları yerine farları yanması nedeniyle, karşıdan gelen sürücünün görüşünü engelleyerek kazaya neden olmasında, işletme durumunda sayılmalıdır.
Park edilmiş aracın motorunun çalışır durumda olması durumunda da işletme durumu söz konusu değildir. Yeter ki, motorun çalışması ile oluşan zarar arasında nedensellik bağı bulunmasın.

Park halindeki aracın, frenden kurtularak hareket etmesi mekanik aksam söz konusu olduğundan işletme durumudur. Çünkü Aracın trafiğe çıkarılması ve karayolunda bulunması işletmedir (Yargıtay 11.HD.6.10.2003, 297/8899 )

Trafik Kazası ve Unsurları
Trafik Kazası ve Unsurları

3. Olay Sonucu Kişiye Veya Eşyaya İlişkin Bir Zarar Doğmalıdır.

Olaya karışma, sebebiyet verme, ve zararlı bir sonucun ortaya çıkması ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Taraflardan biri olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği halde kendisinde veya aracında yaralanma/hasar olmayabilir. Yani aracında hasar oluşmayanı, kazada taraf değildir, trafik kazası tespit tutanağında
anılmaz, şeklinde kesin hüküm verilemez.

Zarara konu olan durumun karayolu üzerinde başlaması yeterli olup, sonucun karayolu üzerinde gerçekleşmesi gerekli değildir. Bu bakımdan karayolunda giden bir aracın herhangi bir nedenle karayolundan çıkarak nesnelere zarar vermesi de trafik kazasıdır.

Trafik Kazası ve Unsurları
Trafik Kazası ve Unsurları

4. Uygun Nedensellik Bağı Bulunmalıdır. (İlliyet Bağı)

İlliyet, fiziki dünyada gerçekleşen bir takım hareketler zincirini ifade eder. Bir önceki olayın/ hareketin bir sonraki neticenin kaynak ve zorunlu sebebi olması durumunda illiyet bağının kurulduğu söylenebilir.
Bir başka ifadeyle illiyet bağı; “eğer failin fiili olmasaydı netice meydana gelmeyecekti” diyebileceğimiz bir durumdur.

5. Taksirle İşlenmelidir.

1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.

2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi
öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde
b ilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça
ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.29

4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.

5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir. (ceza verilemeyecek veya indirim yapılacak hal)

Trafik kazasının unsurlarının detaylı ve örnekli açıklamaları trafik kazası yargılama bölümünde görülecektir.

Trafik kaza araştırmasının yalnız 2918 sayılı yasanın 81-84. maddelerinden kaynaklanan bir idari görev olduğu düşünülmesi yanlıştır. Trafik kazasının Ceza Yargılaması boyutu da bilinmelidir.
Bu bakımdan “trafik kurallarına aykırı hareket edenler, sadece KTK’nın ilgili maddesinde belirtilen para cezasını öder, bunun dışında bir yaptırım uygulanamaz” denilemez.

Trafik Kazası ve Unsurları
Trafik Kazası ve Unsurları

Trafik Kazası ve Kastın Ayrımı

Kaza araştırması sırasında yolun yüzeyindeki iz ve deliler ile taraf ifadeleri, çarpmanın açısı, tipi, kazanın oluş şekli ve diğer araştırmalar sonunda kastın varlığının belirlenmesi halinde olay artık bir trafik kazası değil darp, ızrar, veya cinayettir

Örneğin komşu kollarda hareket halinde olan 2 sürücünün birbirine laf atmaları sonucu, birinin diğeri üzerine direksiyon kırarak zarara neden olması halinde, bu durum taraf ifadeleri çarpışma şekli ve diğer sübut delillerle kanıtlanmış ise olay TCK 85 – 89 maddeleri kapsamında bir suç olmayacağından Kaza Tespit Tutanağı düzenlenmemelidir. (tasirli suç olmadığından)

Temel, karayolu üzerinde, sınır meselesi yüzünden 2 gün önce tartıştığı komşusu Dursun’un üzerine öldürmek niyetiyle aracını sürer ve ağır yaralanmasına sebep olur.

Trafik kazası ihbarı üzerine olay yerine vardınız. Araç kaza yerinden kaldırılmamış, iz ve delillerden olayın orada olduğu anlaşılmakta. (Dursun size olayın yukarıdaki şekli ile olduğunu söylese)

Ne yaparsınız? Kaza raporunu tanzim eder misiniz?

Trafik Kazası ve Unsurları
Trafik Kazası ve Unsurları

Ölümlü Ve Yaralamalı Trafik Kazası

Ölümlü ve yaralamalı trafik kazası olayları adli vakalardır. Hazırlık aşaması ve Soruşturma süreçlerinden oluşan bir yapısı bulunmaktadır.
Yaralama ve ölümün gerçekleşmesi halinde adli vaka (TCK 85-89-179 Maddeler) oluştuğundan artık, (C.M.K‟.na göre C. Savcısı talimat verebilir) kaza yerindeki araştırma bir adli görevin ifası şeklinde ifade edilmelidir.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma (TCK 179)

1 Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılmaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.

2 Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

3 Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı